21 Ocak 2013 Pazartesi

YİNE YENİ YENİDEN


Uzun zaman sonra yine yazmaya başlamak…

Bu sefer daha dağınığım, bir konum yok aslında hiçbir şey yok ama çok şey var içimde, tuhaf bir his, kalbimde harakiri yapmakta olan bir kadın, titreyen ellerim, uykusuz gözlerim ve hiç olmadığı kadar yoğun bir huzursuzluk duygum...

Nedeni yok, belki de çok…

Belki sevgimi, sevdiğimi paylaşamamak, belki de ona zarar gelmesinden korkmak, kendime bile açıklayamaya çalışamadığım nedensiz çaresizlik…

Siz hiç düşündünüz mü düşünemediklerinizi ve düşünememekten, bulamamaktan gelen çaresizlik nefretini, ne yazsam boş, içim boş, dışım boş, etrafım boş, işte öyle bir şey…

Belki de yalnızlık ağır geldi yine, belki o yüzdendir kalp çarpıntılarım, nefes alamayışlarım… Özlediğim, sevdiğim yanımda olmayınca, bir annenin rahminde çocuğunun ölmesi gibi boşluklarım, yiten umutlarım, sevgiye açlığım, dosta ihtiyaçlığım…Burnunu sildiği mendile bile burnumu silecek kadar çok sevmem, tiksinmeden, iğrenmeden…

Sevdiği ağladığında ağlayan insanlar vardır elbet ama sevdiğinin gözyaşlarının tuzuyla susuzluğunu gideren yoktur benim kadar ve saf bir sevgiyle seven bir o kadar…

Bu yazıyı anlayanlar kadar anlamayanlar da var biliyorum o yüzden ne yazsam boş, içimdekini bir ben biliyorum…  

....
21.01.2013 / 13.30 Gülcan Yağmur

1 yorum:

U.Karaca dedi ki...

Uzun zaman oldu dokunmayalı saçlarına, İhtiyacı var sana olan aşkımın kemoterapi ilaçlarına... demiş şair.