“Senin için, bin tane de olsa yakalarım Dostum” diyen bir avcı, bir başka deyişle Hasan...
“Uçurtma Avcısı” Hasanla Emir Ağa’nın ölümsüz dostluğu üzerine yazılmış, son zamanlarda okuduğum en güzel kitap. Beni derinden etkileyen, okurken gözyaşlarıma hakim olamadığım bir kitap.
Kimi Hasan olur, Dostu uğruna ölür, kimi Emir Ağa olur, Dostuna derinden derine acı çektirir. Kimisi çocuğuna destek olmak yerine onu bir kenara iter, kimi çocukta onu iten ailesine yaranmak için Dostunu feda eder. Kimisi, savaşın içinde büyür; kimisi savaşı, içinde yaşar. Bir yanda silahlar patlarken, bir yanda Dostluk ölmemek için direnir.
Kendinizi Emir Ağa’da bulduğunuzda; Dostunuzun kıymetini bilmediğiniz, onu kendi ellerinizle ateşlere attığınız için; içiniz acıyacak, ağlayacaksınız.
Kendinizi Hasan’da bulduğunuzda (ki en zoru ve en acı vericisidir Hasan olmak); Dostunuz tarafından aşağılandığınız, sizi; bile bile ateşe attığının, ailesine yaranmak için hakkınızda yalanlar söylediğinin farkında olduğunuz halde sustuğunuz, onun için birçok acıya katlandığınız ve her şeye rağmen onu sevmeye, korumaya devam ettiğiniz, ondan vazgeçemediğiniz, son nefesinizde bile adını dudaklarınızdan eksik etmeyeceğinizi bildiğiniz için, kendinizi hiç bu kadar aciz hissetmediğiniz için; içiniz acıyacak, ağlayacaksınız.
“Senin için bin tane de olsa yakalarım Emir Ağa” diyen Hasan’ın sessiz çığlıkları kulaklarınızdan; katlandığı o acı sahnenin görüntüleri gözlerinizin önünden ve yaşanan Dostluk, yüreğinizden uzun bir süre gitmeyecek.
Kendinizi bulmak, kendinizden bile sakladığınız gerçekleri ortaya çıkartmak, Hasan mı yoksa Emir Ağa mı olduğunuzu görebilmek, hayatınızdaki gerçek Hasan’ları görmek ve onlarla yüzleşebilmek için, hiç zaman kaybetmeden bu kitabı okumalısınız. Tabi kim olduğunuzu görmeye cesaretiniz varsa...
Eğer, Emir Ağa iseniz, Unutmayın ki; ”Yeniden iyi biri olmak mümkün.” (*)
(*): Alıntıdır; Kitapta sık sık karşılaşacağınız bir cümle.