4 Ocak 2011 Salı

NEREYE KADAR?

Suyun üzerinde duran bir dubayı, suyun dibine itmeye çalışır gibi
tüm gücümle itiyorum beynimde gezinen düşünceleri, kalbimde atan hisleri...
Dikkatim bir an dağılsa, gücüm yetersiz kalıyor
ve dubanın kendini suyun üstüne vurması gibi,
gözyaşlarım içimdekileri fırlatıp atar gibi akmaya başlıyor.
Biliyorum bir gün tamamen gücümün kesileceğini
ve biliyorum dubayı ne kadar suyun dibine batırırsan yüzeye o kadar kuvvetli çıkacacağını,
insanın yüzünü paramparça etme ihtimalinin bile olduğunu.
Biliyorum benim de duygularımın bir gün beni paramparça ederek,
itmeye çalıştığım bilinçaltımdan çıkacağını.
Biliyorum canımı o zaman şimdikinden daha çok yakacağını
ama yapamıyorum, yine de yapamıyorum.
Şimdi, şu an bu acıya dayanamıyorum,
belki o zaman; duba suyun yüzüne tüm gücüyle fırlayınca,
dağıtınca tüm benliğimi, hayatımı, dayanırım belki.
Şimdi dayanamam ama o zaman dayanırım belki...

Gücüm bitene kadar dubayı suyun altına itmeye ve gülmeye devam ediyorum,
ABLAM hiç ÖLMEMİŞ gibi...



Ve Bir Damla Gözyaşı Beyaz Kağıdımda...
Sonrası Yine Bilinçaltımda...

23.11.2010 / 21.21



Durduramıyorum Sel Gibi Akan Gözyaşlarımı
Derin Derin Nefes Almak Bile İşe Yaramıyor Artık.
Boğazımın Düğümü Çözüldü
Bağlayamıyorum.

23.11.2010 / 23.30


Yazan: Gülcan Yağmur

...

Hiç yorum yok: