31 Mart 2011 Perşembe

1 NİSAN :(

Herkesin içindeki çocuğu dışarıya çıkarttığı bir “1 Nisan” gününde vazgeçtim çocuk olmaktan.


Hayatın insana ne kadar acı dersler verdiğini, asıl şakayı bize onun yaptığını fark ettiğimde vazgeçtim bu hayattan bir şeyler ummaktan.


Bir dostun abisinin 1 Nisan’da lösemiden ölmesi nasıl büyük bir şakadır?

Bir yandan insanlar ellerinde kadehlerle birisinin doğum gününü kutlarken diğer yandan bir dostun abisinin ölüm yıldönümünde yas tutması, diğer insanlar gülüp eğlenirken onun içinin yanması, ağlaması nasıl büyük bir çelişkidir?

Ve iki yıl sonraki 1 Nisan’da o dostunuzun abisi için üzülüp, ağlayıp, dostunuzun masasına abisinin anısına saygıyla, sevgiyle bir tane karanfil bıraktığınız günün akşamı, çocuk olmaktan, yaşıyor olmaktan vazgeçtiğiniz o lanet günün akşamı canınız yanarak eve gittiğinizde ablanızın da lösemi olduğunu öğrenmeniz, 6 ay sonra da ablanızı kaybetmeniz nasıl büyük bir kaderdir?



Hayat nasıl bir şaka, nasıl bir çelişki, nasıl bir kaderdir???


Yazan: Gülcan Yağmur

Hiç yorum yok: