8 Şubat 2010 Pazartesi

SUSMAK ÖLMEKTİR

Susmanın ne demek olduğunu bilemezsin.

Susmak görülmemektir, duyulmamaktır,
var olmamaktır susmak; ölmektir.

Kimse öldüğünü bile fark etmemiştir oysa. Mezarının yanına gelip anlatırlar dertlerini, sıkıntılarını. Her anlatışta biraz daha serpilir üstüne ölü toprakları ve gün geçtikçe artar üzerindeki ağırlık. Buna rağmen, üzerindeki tonlarca ağırlığa rağmen bağırırsın, haykırırsın sesini duymaları için, toprağın altında hala nefes alabildiğini anlamaları için
ama kimse duymaz sesini. Çığlıkların işitilmez olur.

Gerçekten anlamak isteyen biri çıksa, sevgiyle sarılabilse sana ve başını toprakla örtülü göğsüne yaslayabilse o zaman duyacaktır sesini.
Üzerindeki toprağı kazıyacaktır elleriyle, sabırla . Belki 1 gün belki 1 ay belki de 1 sene boyunca kazımak zorunda kalacaktır ama sonunda ulaşacaktır emeline. Kurtaracaktır seni üzerindeki tonlarca ağırlıktan, toprağın altından, ölümden…

Seven biri, gerçekten seven, anlayan biri ama…

Yoksa başka türlü mümkün değildir o toprağın altından çıkman.
Başka türlü mümkün değildir yeniden konuşman.

Toprağın altına gömülmedikçe bilemezsin ölmeyi,
sessizliği susmadan bilemeyeceğin gibi.

                                                                 7 Şubat 2010 / 23.00
...

Hiç yorum yok: